DAVRANIŞ BOZUKLUĞU NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Davranış bozukluğu, geniş bir kontrolsüz davranışlar yelpazesini içerir. Bunlar, karşımızdaki kişilerin en temel haklarının ve genel olarak toplumsal normarın ihlal edildiği davranışlardır. Bu tip davranışlar, çoğunlukla, kanunlar önünde de suç teşkil eden tutum ve hareketlerdir.

En temel semptomatik davranışlar, saldırganlık ve şiddet (insan ve diğer canlılara), mala zarar verme, yalan söyleme ve çalma olarak tanımlanabilir. Bu davranışların oluş sıklığı ve ciddiyeti, çocuk ve ergenlerin sergilediği benzer tutum ve davranışlarının çok ötesindedir. İki durumu birbiri ile karıştırmamak gerekir. Davranış bozukluğunda yapılan davranıştan pişmanlık duymak yoktur ve aşırılık söz konusudur. Kişi yaptığı davranışların vehameti karşısında hissiz ve vurdumduymaz bir tutum sergiler. Bu da, davranış bozukluğunu, anti-sosyal kişilik bozukluğunun tanı kriterlerinden biri haline getirmektedir.

Bu kategorideki bir diğer bozukluk ise Karşıt Olma/Karşı Gelme Bozukluğu

KGB, çoğunlukla dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), öğrenme güçlükleri ve iletişim bozuklukları gibi problemlerle birlikte görülmektedir. Fakat KGB’yi DEHB ile karıştırmamak gerekir. Çünkü DEHB’de yetişkinin söylediklerine uymama veya söz dinlememe, tamamen çocuğun dikkat konusunda yaşadığı problemlerden ve bu nedenle tepkisiz kalmasından kaynaklanmaktadır. Anksiyete ve depresyon, davranış bozukluğu olan çocuklarda görülen bir diğer grup rahatsızlıktır.

Davranış bozukluğu, oldukça sık görülen bir problemdir. Ergenler arasında görülme sıklığının %15’e kadar yükseldiğini gösteren araştırmalar bulunmaktadır. Hırsızlık, tecavüz, nitelikli saldırı bu rahatsızlığa sahip erkek ergenlerde sık görülen davranışlardır.

Bazı kişilerin hayatları boyunca davranış bozukluğunu gösterdiği yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Bir diğer grup ise ergenlik sonuna kadar bu davranışı sürdürürken yetişkinliğe geçişle birlikte bu davranışın neredeyse tamamen terk edildiği görülmüştür. Anlaşılacağı üzerine davranış bozukluğu sadece geçici bir durum olabileceği gibi hayat boyu devam edebilen bir problem olarak da karşımıza çıkabilir. Özellikle, çocuğunun durumunun farkında olan anne ve babaların işi şansa bırakmayarak en kısa zamanda bir uzmana başvurması iyi olacaktır.

Tedavi ile ilgili olarak çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bunlardan biri “ailevi müdaheleler” dir. Bu uygulamada, ebeveynlerin eğitilerek çocuklarının anti-sosyal davranışlarının yerine sosyal davranışlarını ödüllendirmesi ve “uygun” davranışı pekiştirmesi esasından faydalanılır.

Bir diğer yöntem ise “çoklu sistem müdahelesi”dir. Bu yöntemde, davranış bozukluğunun tedavisi için ergenlere, aile, okul ve gerekirse akran gruplarına terapilerin yapılması öngörülmektedir. Terapi, kişisel ve ailevi değerlerin üzerinde durma, davranış bozukluğuna sebep olan ortamı ve şartları belirlemek, şu ana odaklanan ve aile üyelerinin günlük ve haftalık yapması gereken bir takım müdahelelerden oluşan bir sistemdir.

Son olarak ise, “bilişsel yaklaşımlar”dan söz edebiliriz. Ailelere yapılan müdahele etkili olduğu kadar pahalı ve çok zaman alan bir yöntemdir. Bazen aileler de işin içine fazlaca girerek müdahil olmaz istemezler. Bu durumda, ergen ve çocuğa agresif davranışlarını kontrol etmesini sağlayacak bilişsel tekniklerin öğretilmesi etkili olacaktır. Benzer şekilde, ahlaki değerlerinin zayıf olmasından dolayı bu çocukların ahlaki değerlerinin geliştirilmesini sağlayacak terapiler yapılmaktadır.

Sonuç olarak, ailelerin çocuklarında gördükleri aşırı saldırganlık, asilik ve öfke halini dikkate alarak bu durumu en kısa zamanda uzmanların dikkatine sunması gerekmektedir. Çocuğun topluma adaptasyonunu bozacak davranış bozukluğunun en kısa sürede tedavi edilmesi ilerde yaşanacak anti-sosyal kişilik bozukluğu gibi daha ciddi problemlerin önlenmesini sağlayacaktır. dur (KGB). Aslında, KGB’nin farklı bir bozukluk mu, yoksa davranış bozukluğunun erken bir formu mu olduğu konusunda tartışmalar halen devam etmektedir. KGB, çocuk, davranış bozukluğunun tüm kriterlerine uymuyorsa akla gelen bir problemdir. Örneğin, aşırı fiziksel saldırganlık hali yoksa, fakat sinirlenip kendini kaybetme, yetişkinlerle söz dalaşı, söylenenlere uymayı sürekli reddetme, yetişkinleri kızdıracak şeyler yapma ve kızgın, öfkeli, çatacak yer arayan bir karaktere sahip olma durumları KGB tanısının konması için yeterlidir.